Kayacık (Murmana)
köyü, Divriği’nin kuzeyinde çatlı çayı vadisinde Divriği-Cürek
arasında olup; Divriği’ye uzaklığı 10km dir. Çatlı çayı vadisinde
bulunan Divriği’ye 14 km uzaklıktaki Ağarda Murmananın mezrasıdır.
Divriği demir madenlerinde çalışanları-Ağar mezrasının hemen yanı
başında- oluşturduğu Özdemir mahallesi de 1968 yılında Murmana köyü
muhtarlığına bağlanarak Murmana, Divriği’nin en büyük köyü olmuştur
Murmananın kuzeyinde Eskibeyli, Kuzey doğusunda Maltepe Güneyinde
Demirdağ Batısında Ekinbaşı köyü ve Cürek, doğusunda ise yörenin en
yüksek dağı Ak dağ bulunmaktadır. Oldukça geniş ve dağlık bir meraya
sahip olan Murmana köyünün tarihi ile ilgili kesin bilgi elde
bulunmamakla birlikte çok eski bir yerleşim birimi olduğu kesindir.
Kayacık Türkler Anadolu’ya gelmeden önce ermenilerin ikamet ettiği
bir yerleşim birimidir. Rivayete göre 13. yy Türk’ler Doğudan gelerek
köye yerleşmişlerdir. 1913-1916 yıllarında Murmananın 60 hane olduğu
büyüklerimiz tarafından ifade edilmektedir. Ermenilerin göçünden
(1918) sonra, hane sayısı 13 e düşmüştür.
Gençlerin iş bulmak için büyük kentlere göç etmesi nedeniyle köyde
yaşayanların tamamı yaşlıdır. Bu gün kayacık köyü 55 nüfuslu olup 24
hanedir. (Özdemir ve Ağar Mahalleleri hariç)
1600 lü yıllarda Evliya Çelebi’nin yolu Sivas eyaletine düşer. Murmana
köyü sınırları içine girdiğinde uzakta yoğun duman çıkan bir yer görür
bir ağaca tırmanır beraberindekilere “ nedir bu?” diye sorar. Sorusuna
yanıt alamaz. Hiçbir yerde görmediği bu yoğun dumanı da merak eder.
Yoğun duman çıkan yöne doğru yürümeye devam eder. Zaten yolda
kendisini duman çıkan köye (Murmana) götürür. Köyde gerekli
incelemeleri yaptıktan sonra seyahatnamede “Murmanada ki losiski vadi
ocaklarında eritilen demir madeni potaları develerle Kayseri ve
Diyarbakır’a götürülüp at nalı ve mıh üretilmektedir. Üretilen at nalı
ve mıh Osmanlıya yettiği gibi komşumuz İran’ada satılmaktadır.”
Demektedir.
Günümüzde de demir madeni cürüflarını köyde görmek mümkün olup
çimenlikte zagonun kumluk tarafına bakan yamacında ve değirmen
yokuşunda bulunan demir madeni cürüflarından hareketle Murmanada 3
maden eritme ocağı olduğu söylenebilir. O yıllarda Murmana bir orman
köyüdür. Adı da Ormaniyedir. Köyün yanı başındaki sivriden (A Kafa)
yukarıları demir madeni eritme adına kayacık Köyü çevresinde ki orman
tüketilmiştir. Ormaniye olan adı da değişikliğe uğrayarak Murmana
olmuştur. Daha sonra köyün adı coğrafi yapısından esinlenerek 1960
yılların ilk yarısında “Kayacık” olarak değiştirilmiştir.
Kayacıkta tarıma el verişli arazi yok denecek kadar az olup dağlıktır.
Bu nedenle geçim sıkıntısı çeken kayacık köyü insanı ekmeğini hep
İstanbul’da aramıştır. Etibank Divriği demir madenleri müessesesi
05.05.1938 yılında (bazı kaynaklarda açıldığı tarihi 19.05.1938 olarak
belirtilmektedir) işletmeye açılmıştır. Kayacık’ın hemen karşısında
bulunan bu gün “eski merkez” olarak bilinen yer başlangıçta “Etibank
Divriği Demir madenleri müessesi” yerleşkesi olarak seçilmiştir.
Kayacık’ın okul çağ çocukları Cumhuriyet döneminde demir madeninin
işletmeye açılması ile birlikte 1938 yılında okulla tanışmıştır. Ancak
1941 yılının yazından itibaren Etibank Divriği Demir madenleri
müessesi yerleşkesi Cürek’e naklediğinden Kayacık köyü 1941 yılından
1963 yılına kadar okulsuz kalmıştır.
Bu dönemde (1941-1963) Kayacık’ın okul çağında ki çocukları kısmen
Divriği Atatürk ilkokuluna Prunsur (Demirdağ) köyü ilk okuluna ve
Cürek maden ilkokuluna devam etmişlerdir.
Etibank Divriği Demir madenleri müessesi 05.05.1938 yılında işletmeye
açıldıktan sonra büyük kentlerde yaşayanlar köye dönüş yapmışlardır.
Dönüşle birlikte köyde bir hareket başlamış olup Kayacıklıların büyük
bölümü de tarım ve hayvancılığın yanında Etibak Divriği demir
madenleri müessesinde maden işçiliği ile tanışmıştır.
Kayacık ve yöre köylerinin gençleri 1970 li yılların başından itibaren
Divriği Demir madenlerine siyasi nedenlerle alınmamıştır genç
işsizlerde başta Ankara ve İstanbul’a gitmek üzere köyü terk etmeye
başlamışlardır. Günümüzde aynı durum devam ettiğinden göçte devam
etmektedir. Köyden göçenlerin büyük bölümü Ankara’da yaşamlarını
sürdürmektedir.
Ankara’da 21 haziran 2001 tarihinde “Kayacık Köyü Yardımlaşma ve
Dayanışma Sandığı” kurulmuştur. Sandığın kuruluşundan bu tarafa yaz
pikniği düzenlemek üniversite sınavında başarı gösterenlere ve köye
taktire şayan bir hizmeti olanlara teşekkür yazısı yazmak her dini
bayramda bayram kutlama tebriki göndermek üniversite öğrenimlerini
tamamlayanlara plaket vermek üyelerin birinci derecede yakınlarını
kaybetmeleri halinde maddi yardımda bulunmak ve ekonomik sıkıntısı
olan üniversitede okuyan gençlere olanaklar ölçüsünde parasal yardım
etmek gibi gelenekselleştirdiği etkinlikleri arasında sayabiliriz. Bu
etkinlikler genişletilerek ve artırılarak devam ettirilecektir.
Köyde ve İstanbul’da sandığımızın temsilcileri vardır. Sandığımızın en
büyük hedefleri arasında önceliği köylülerimizce belirlenecek bir
alanda köyümüze hizmet götürmektir.
Kültür
Köyün
gelenek,
görenek ve
yemekleri hakkında bilgi yoktur.
Coğrafya
Sivas iline 188 km,
Divriği ilçesine 9 km uzaklıktadır.
İklim
Köyün iklimi,
karasal iklimi etki alanı içerisindedir.
Nüfus
Ekonomi
Köyün ekonomisi
tarım
ve
hayvancılığa dayalıdır.
Muhtarlık
Yerleşim yerinin
köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini
temsil etmesi için
köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.
Seçildikleri yıllara
göre köy muhtarları:
-
2009- Muharrem
-
2004 - Sait Özcan
-
1999 - Sait
Özcan
-
1994 -
-
1989 -
-
1984 -
Altyapı bilgileri
Köyde,
ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün
içme suyu şebekesidevlet köylü işbirliği ile yapılmıştır.Ayrıca
Hasbahçe'de bulunan su Sütdot Demir Madeni'ni işleten müteahhit firma
tarafından köye getirilerek su şebekesine bağlanmıştır.Kanalizasyon
ise tamamen köylü tarafından yapılandırılarak çaltı Çayı'na bağlantısı
yapılmıştır.
Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır.
Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan
yol
asfalt olup köyde
elektrik ve sabit
telefon
vardır